CESETLER GÖRÜYORUM

Cesetlerin kokusuyla ekmek almaya gidiyorum. Her kaldırımda ve bütün köşebaşlarında cesetlerin görüntüleri ve kokuları var. Zülfü Livaneli’nin dediği gibi gergedan boynuzları çıkmayan insanların görebilecekleri cesetleri ben de görüyorum.

Kimse görmek istemez. Kimi mi? Komşu kadını… Sadece komşu kadını değil onun gözündeki morluğu da kimse görmek istemez. O da saklar. Çevremde kimse duymak istemez. Neyi mi? Dün gece üst kattan gelen küfür seslerini, tokat seslerini, duvara vuran kadın seslerini… Yukarı kattakiler de duyurmak istemez. Ne ben ne de sen kimse hissetmek istemez. Dayak yiyen bir kadının ruh halini ya da kocasının hakaretlerine rağmen onunla hergün aynı masaya oturmak zorunda olarak yaşamayı… Hiç kimse hissetmek istemez. Yaşayanlar bile.

**************************************************************************

Anadolu kadını;  vefakardır, çalışkandır, özverilidir, beceriklidir, güçlüdür. Anadolu kadını, öyledir. Ancak öyle olmak zorundadır. Öyle değilse iş görmez olur, kadın olamaz.

**************************************************************************

Her gün ama istisnasız bir ceset görürüm televizyonda. Savunma şöyle,  ‘Namusumu temizledim.’ oluyor. Peki o katilin içindeki namussuzu kim öldürecek? Güldünya’dan geriye yasak aşk tanımlamaları var şu aralar televizyonda… O aşkını, yaşadığı adamı yıllar sonra bulup katlettiler. Ne için? NAMUS… Ne kadar da çok namuslu var değil mi? Bir de N.Ç. davası var tabi. Herkes haklı görüldü, kız o yolun yolcuydu ya, on üç yaşında. Yaşıtları daha bebekleriyle evcilik oynuyor ama olsun.  Ne yapsın, erkek milleti… Beyinlerden tiksinilebilir mi? Ben tiksiniyorum.

Şaka değil, ben cesetler görüyorum.  Sabahları ekmek almaya giderken ya da akşam eve dönerken… Erkeğine saygısından(!) bir adam gerisinde yürüyen ve yaşayan kadınlar görüyorum. Hiçbir kimiği olmayan objeler görüyorum sokakta, televizyonda… Siz görmüyor musunuz?  Hergün, kadını bir obje olarak gören ve gösteren tüm beyinlerden tiksiniyorum.  Evet kadın bir obje ya da nesne diğer değişle… Öyle olmasa bir baba nasıl kızını öldürür?  Bir dede torununa nasıl tecavüz eder ve çocuk namussuz bulunup töre gereği öldürülür? Öyle ya bir değeri olsa; çalıştıkları toprak sahibinden defalarca tecavüze uğrayan küçük çocuk annesi tarafından dere kenarında neden zehirli pide yedirilerek katledilsin? Neden, neden, neden? Aklıma hiçbir cevap gelmiyor.

****************************************************************

Temsil misal ne demiş beyninden hayliyle tiksindiğim bir şahıs; ‘Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev de ya satılıktır ya da kiralık.’

***************************************************************

Daha başka gerçeklerde biliyorum. Hayatları boyunca anneleri tarafından tek bir gece için hazırlanan kız çocukları ve genç kızlar tanıyorum. Bu kızların bellerine kırmızı kurdele bir kelepçe gibi takılıyor.  Mahsumiyet belirtisinin  ve hoş görünen geleneğin altında kocaman kırmızı harflerle yazıyor: NAMUSLUDUR.  Sanki sadece ben biliyorum(!) Annenin yüzüne bakın ne kadar gururlu, o da biliyor. Öyle öğrenmiş, öyle öğretiyor.

Her sabah bir sapkın tarafından taciz edilen, tecavüze uğrayan kadınlar duyuyorum, duyuyoruz. Sadece yabancı sapkınlar yok elbette. En yakınından bu şiddeti görenlerin de hikayeleri var bu ülkede. Sadece hikaye değil. Arama motorunuza  TÜİK  yazar da azıcık kurcalarsanız yüzde değerleri karşısında konuşmaz hale gelebilirsiniz. Ya da en iyisi; Uçan Süpürge yazın.

****************************************************************

Öyle ki aşkı bile erkek yaşar  bu ülkede sanki.  Aşkı için adam öldüren, yeri geldiğinde aşık olduğu kadını da öldüren sonra dayanamayıp kendini de öldüren erkektir. Sevdiği kızın evinin altına yazı yazan da erkektir, bağıran da… Hiç gördünüz mü istediği gibi içip, zil zurna sarhoş olup sevdiği erkeğin evinin altında haykıran bir kadın? Göremezsiniz zaten görseniz de kötü şeyler düşünüverir birçoğumuz.

****************************************************************

Kısaca ben her gün kadın cesetleri görüyorum. Kimi çocuk kimi genç kız… Kimi evli kimi boşanmak istiyor ama nafile… Kimi ise DUL. Hepsinde hava kararmadan mezarlarına dönme telaşı… Gözlerinden okunur,  bakabilirseniz şayet gözlerine…